Gastrik By-pass nedir?

Ameliyat sonrası ağrı klasik açık ameliyatlara göre çok daha azdır. Aynı şekilde ameliyat sonrası normal hayata dönüş çok daha kısadır. Bir kaç yıl önce ABD de en sık olarak uygulanan obezite cerrahisi yöntemiydi. 1,5 – 2 yıllık dönemde , ortalama kilo kaybı fazla kiloların ortalama %70-80 dir. Hipertansiyon ve Diyabette %95 nın üzerinde iyileşme görülür. Fazla yağlı ve karbonhidratlı beslenme sonrası Dumping sendromu (rahatsız edici fiziksel bir reaksiyon) meydana gelebilir ki yeme alışkanlığının değiştirilmesinde yardımcı bir durumdur. Açık ameliyatlarda %20 oranlarında görülen yara yeri fıtığı nerdeyse hiç görülmez.

Şişmanlık cerrahisinde “mide by-pass’ı” yöntemlerinden bahsettiğimizde ise; midenin küçültülmesine ek olarak; ince bağırsağın en az 1 metrelik en üstteki (mideye yakın) kısmının cerrahi yöntemle atlanarak devre dışı bırakılması söz konusudur.

Bu sayede mide küçültmenin gıda alınımını kısıtlayıcı etkisine ek olarak, alınan gıdaların emiliminde de azalma sağlanır ve bu; daha da fazla kilo verdirici bir etki yaratır. Ayrıca; atlanarak devre dışı bırakılan ince bağırsak bazı hormonal etkiler yaratarak tip II şeker hastalığının tedavisine de ek ve “artı” bir fayda sağlayabilmektedir.

Öte yandan mide by-pass’ı girişimleri standart “tüp mide / mide küçültme” ameliyatına oranla daha zor, zaman alıcı ve biraz daha risklidir. Ayrıca alınan gıdaların üst sindirim sistemine uğramaması neticesinde; başta kalsiyum (Ca), demir (Fe) olmak üzere bazı mineral ve vitamin eksiklikleri daha sık gözlenir. Bu nedenle mide by-pass’ı girişimleri sonrasında hastalar daha yakın takibe alınmalıdır ve sıklıkla tüm hastalar ömürleri boyunca ek mineral ve vitamin almak zorunda kalırlar.

Kısa dönem riskler:

Mide ve barsak bileşkesinden sızıntılar %1 oranında görülmektedir. Kanama ortalama %2-4 civarındadır. Prosedüre bağlı ölüm riski %0.5 dir.

Uzun dönem riskler:

Uzun dönemde vitamin ve demir eksikliği görülebilir. Diyet ve egzersiz yapılmadığı taktirde kaybedilen kiloların %10-30 u tekrar alınabilir.

Neden artık birinci tercihimiz değil?

2008 yılında obezite cerrahisinde rny gastrik bypass yöntemini altın standart olarak görüyorduk. Fakat zaman içerisinde bypass sonrası kilo alımı oranlarının da mide küçültme ameliyatı kadar olduğunu görme şansımız oldu. Kilo alımı durumunda hem mide hem de barsaklar kullanıldığı için, ikinci bir ameliyat yapmak zorlaşıyor. Ayrıca gastrik bypass ameliyatının ince barsak kısmı cidden emilimi azaltıcı etkisinin çok az olduğu anlaşıldı.