Tüp Mide Ameliyatı nedir?

Tüm dünyada “Sleeve Gastrectomy” olarak bilinen ”TÜP MİDE” ameliyatı hem merkezimizde  hem de tüm dünyada en sık uygulanan  şişmanlık giderici ameliyattır.

Bu ameliyat ; karından göbek üstü bölgeden 4 adet minik  delikten laparoskopik yani “kapalı” olarak midenin % 80′ lik bölümünün özel ve tek kullanımlık “tristappler” adlı el aletlerinin yardımı ile kesilip çıkartılması esasına dayalı  bir işlemdir. Midenin üst kısmından yani fundus denilen kısmından ”Ghrelin hormonu” denilen açlık hormonu yapılır.bu acıkma ve yemek yeme hissini tetikler. Ameliyat ile bu kısım çıkartıldığı için kişi açlık hissetmez ayrıca mide hacmi küçüldüğü için alınan yemek miktarı azalır; ameliyatın etki şekli buna dayalıdır. Bu ameliyat ile barsaklara müdahele yapılmadığı için vitamin ve mineral eksikliği görülmez.

Hastalar bu ameliyat sonrası herşey yiyebilir ; tek fark normal insanlara göre  porsiyonları  küçülür.

Cerrahi olarak yapılması deneyimli uzmanlar için teknik açıdan son derece kolaydır ve  yaklaşık 45 dakika gerçekleştirdiğimiz bir ameliyattır.

Mide Küçültme Ameliyatı (Tüp Mide) Ameliyatı Nasıl yapılır?

Diğer obezite cerrahisi yöntemlerinde olduğu gibi sleeve gastrektomide laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Milimetrik küçük deliklerden yapılmaktadır. Ameliyat sonrası ağrının yok denecek kadar  az olması, iyi bir kozmetik sonuç ve erken mobilizasyon gibi laparoskopik cerrahinin tüm faydalarını obezite cerrahisinde de görmekteyiz.

İşlem sonrası kalan mide adeta muz şeklinde bir tüpü andırdığından dolayı teknik genellikle tüp mide olarak adlandırılmaktadır. Dikiş hattından olası bir kaçağı tespit etmek amaçlı mide özel bir boya ile şişirilir ve dikiş hattı kontrol edilir.

Tüp Mide Ameliyatı avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Avantajları:

• Gıdalar doğal yoldan ilerler, ince bağırsaklara müdahale edilmez.
• Vücutta yabacı cisim kalmaz.
• Acıkmayı tetikleyen “ghrelin” hormonu kan seviyesi azalır, dolayısıyla iştah azalır.
• Mide çıkış kapakçığı korunduğü için mide boşalma mekanizması bozulmaz.
• Hipoglisemi ya da dumping sendromu çok daha az görülür.

Tüp Mide Ameliyatı riskleri nelerdir?

Mide küçültme ameliyatı riskleri uzun ve kısa dönem olarak ikiye ayrılır. Kısa dönem en korkulan durum mide küçültme ameliyatı sonrası sızıntı yani kaçak olmasıdır. Tüp mide ameliyatı sonrası kaçak belirtileri ağrı, ateş, halsizlik şeklinde olabilir. Doğru tedavi edilmez ise hayati tehlike yaratabilir. En önemli konu tabi ki bu komplikasyonu en aza indirmek. Uzun dönem riskler arasında nadir olarak vitamin eksiklikleri başta gelmektedir. profesyonel bir takip ve düzenli aralıklar ile yapılan kan testleri eksikliklere bağlı hastanın zarar görmesini engeller. En çok demir ve B12 eksikliği görülür. Kalsiyum ve D vitamini eksikliği bunu takip eder.

Mide küçültme ameliyatı yan etkileri arasında bir de emboli sayılabilir. Özellikle bacak toplar damarlarında ameliyat esnası ya da sonrası erken dönemde oluşabilen kan pıhtısının buradan koparak hayati organlara ( kalp -akciğer-beyin gibi) gitmesi ve burada kan akımını engellemesi “emboli” olarak adlandırılır.

Tıkanmanın yeri ve büyüklüğüne göre ciddi tehlike oluşturabilir. Oluşmasının engellenmesi en önemli tedavi şeklidir. Bunun için ameliyattan bir önceki gece saat 22:00’de kan sulandırıcı iğne “Heparin” uygulanır. Ameliyat öncesinde odanızda emboli çorabı giydirilir ve ameliyat esnasında pnömotik kompresyon (basınç) cihazı ile kan dolaşımınız desteklenir. Ameliyat sonrası 4 – 5 saatte içinde yürümenizi istiyoruz, bu benzer şekilde kan dolaşımınızı düzenleyerek emboli gelişim riskinizi azaltır.

Mide küçültme ameliyatı sonrası kanama yine oluşabilecek komplikasyonlardan biridir.
Midenin kesilen ve zımbalanan hattından kaynaklanır.Çoğu zaman kendiliğinden durur, bazen miktarı fazla olduğunda kan vermek gerekebilir.

Mide Küçültme Ameliyatı sonrası kilo alımı

 

Mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımı hastanın beslenme alışkanlığı, alkol bağımlılığı ve midesindeki büyüme ile doğrudan alakalıdır. Ameliyat sonrası hastaların %3-5’inde bir miktar kilo alımı olabilir fakat uzun süreli çalışmalarda obezite cerrahisinin hastalarda sürdürülebilir kalıcı kilo kaybı ile sonuçlandığı gösterilmiştir. Profesyonel diyetisyen ve psikolog takibi kilo alma riskini en aza indirir.